09 Şubat 2010 Salı

invictus


olabilecek en klişe konulardan birine sahip bir film. mesaj veren bir başarı hikayesi. clint eastwood sayesinde bu kadar klişe bir senaryo bile izlenebilir hale gelmiş. başarılı yönetmenlik, görüntüler, atmosfer... nelson mandela rolü morgan freeman için biçilmiş kaftan. süper oynamış adaylığı da kaptı zaten. matt damon da ona ayak uydurmuş tabii. o da kaptı bi adaylık. bu sene the informant'da daha iyi oynamıştı bence.
***

moving on

elliott smith - pretty (ugly before)



2003 yılındayız. aynı zamanda filmlere yaptığı şarkılarla tanınan indie pop şarkıcısı elliott smith'in öldüğü yıl. göğsüne saplanmış bıçakla bulunan şarkıcı öldürüldü mü yoksa intihar mı etti belirlenememiş. son single'ından pretty (ugly before)


radiation


08 Şubat 2010 Pazartesi

oscar töreninden önce izlenmesi gereken 25 film

puanlama:
önemli dallar (film, yönetmen, oyuncu, senaryo vs.) 5 puan
orta önemde dallar (kurgu, sinematografi, sanat yönetimi, müzik vs.) 3 puan
önemsiz dallar (ses, makyaj, kostüm, şarkı vs..) 1 puan
bu filmler dışında the cove belgeselini ve yabancı film adaylarını da izlemenizi öneririm.

solitude

07 Şubat 2010 Pazar

(500) days of summer


imdb top 250 listesine 113. sıradan girdiği ve herkes çok beğendiği için çok büyük bir beklenti oluşturdu tabii bu film. ama maalesef beklediğim gibi çıkmadı. asla kötü bir film değil ama çok fazla abartıldığını düşünüyorum. şuan 230. sıralara kadar gerilemiş, listeden de düşer yakında.

zoey deschanel fotojenik olduğu kadar ekrana da yakışıyor.  afiş çok hoşuma gitti. oyunculuklar fena değil. müzikler güzel. senaryo hoş. gülümseten sıcak bir film. bölünmüş ekran ve sinema sahnelerini orijinal olmasa da beğendim.
***

a gentle reminder of spring

panda bear - bros



saykodelik pop grubu panda bear'in 2006 yılından bros adlı şarkısı.


mcdonald's


05 Şubat 2010 Cuma

up


2009 yapımları arasında en iyi filmlerden biri. animasyonlar gittikçe daha da güzelleşiyor. zaten up en iyi film oskarına bile aday oldu. tarihte bunu başaran ikinci animasyon.

film inanılmaz güzel başlıyor. bu ilk dakikalar yüzünden olsa gerek mükemmel bir film bekletisi yaratıyor. zaten önceki yıl wall-e gibi bir şahaşer izletmiş bize pixar. ama beklediğim gibi gitmedi. belli bir yerden sonra olay tamamen maceraya döndü. tabii yine de güzeldi. güldürdü; hüzünlendirdi.

harika görüntüler yaratmışlar, müzikler de müthiş. hatta en iyi soundtrack (original score) oskarını kazanmasına kesin gözle bakıyorum. herkesin izlemesi gereken rüya gibi bir film yapmışlar.
****

sunset from a bedroom

camera obscura - lloyd, i'm ready to be heartbroken



2006 yılından şirin ama sözleri hüzünlü bir şarkı. iskoç indie pop grubu camera obscura'dan lloyd, i'm ready to be heartbroken


urban dreamscape...


03 Şubat 2010 Çarşamba

ocak ayının en güzel blog yazıları

bu ay gerçekten çok sayıda güzel blog yazısı okudum. yaklaşık 40 tane yazıyı bu liste için kenara not etmişim. anca 20'ye düşürebildim. hatta bazı sıralarda iki yazı var. bu sefer yazılar hakkında kendim bir şeyler karalamak yerine, yazıların kah başından kah ortasından kah en beğendiğim yerinden alıntılar yaptım. bir değişiklik daha yapıp sonuncudan değil birinciden başlıyorum. işte bu ayın en güzel yazıları:

1. kitapçı - yorgan/döşek
yazarın bu ayki diğer bir güzel yazısı için bkz:  tesadüflerin şehri istanbul (anı)
yaşamım boyunca sevdiğim kızları, kadınları ya da her neyse artık onları kokularıyla hatırladım. mesela en eskisi elma gibi kokardı, diğeri bal badem, diğeri vanilya, diğeri çilek, en belalısı da tarçın.

2. hikayesini arayan sinema - fil uçuşu
yazarın bu ayki diğer bir güzel yazısı için bkz: kahve kokan bir yazı
televizyon dizisi estetiğinde ve mantığında, aceleye getirilmiş olduğu her halinden belli, “biz ne verirsek seyirci onu alır” düşüncesinin parlatıldığı işler sadece alan daraltmaya yarıyor. özellikle sıradan seyirci belki çekim tekniklerinden, ince oyunculuklardan anlamıyor ama konu hikayeye gelince kolay kolay “yemiyor”. türkiye’de sinema, hala hikayesini arıyor.

3. kezban'ın poposunu takip et - siminya
hala kızına kezban ismini koyanlar varmış ya, çok şaşırdım. kezban ismini özel isim değilde yaşantısından utanıp özenti hareketler yapan varoş kızlarına takılan bir aşağılama sıfatı olarak biliyordum.

4. olimpiyat efsaneleri vol. 1 - flying dutchman
yıl 1900. yer paris. kürek yarışmalarının yarı finalinde, çiftler kategorisinde hollanda takımı, dümencisi hermanus brockmann'ı sakatlığı sebebiyle kaybeder. bunun üzerine, finalde yarışacak françois brandt ve roelof klein çiftine dümencilik yapmak için bir fransız çocuğu hollanda takımına dahil edilir.

5. amfetamin kuyruğu - edebi metinler
yazarın bu ayki diğer bir güzel yazısı için bkz: kara ütopya
şimdi geçmişe baktığımda o kendini çok aşmış zanneden insanlar gibi çocukça bulmuyorum yaptıklarımı, bana yapılanları. hepimiz aşk denen amfetamin kuyusunun başında kuyruktayız.
ne kadar büyükse sana o kadar yoğun hissettiriyor. şimdiki zamandan bakıp o zaman olanları küçümsemek, o mutsuz çocuğa haksızlık gibi sanki.

6. hayatımın fon müziği hep pop oldu. ondan böyle bok gibi durdu - pucca günlük
yazarın bu ayki diğer bir güzel yazısı için bkz: beni kör kuyulara merdivensiz attın farkında değilsin
kendi kendime dedim ki bu odadan hiç dışarıya çıkmıcam. artık insanların yüzüne bakamam. benim memelerim var, ben normal biri değilim.

7. amerikan - ters meditasyon
"her şey tükendi" gibi bir şey hissedince derhal en başa dönme arzusu oluşabiliyor ya, ben de güncel dizilerden bunalıp 'muhteşem yabancı'yı izlemeye başladım. balki'yi izlerken aklıma borat geldi, borat gitti don carleone geldi, vay be dedim kendi kendime, amerika'yı amerika yapmak için tüm gezegen bir araya gelmiş sanki!

8. facebook'a feys diyen herkes, nihat doğan'la birdir nazarımda - piç güveysinden hallice
3 büyükler gibi değilim, 1 sene şampiyon olup yıllarca hasret kalamam şampiyonluğa. ankragücü gibi, bursa gibiyim, hep istikrarlı, hep ortalarda.

9. online oyunlar 3: senat için sanat? - kediler ve kitaplar
yazarın bu ayki diğer bir güzel yazısı için bkz: yeni oyun: vampire fever
serinin bu yazısı, "sanat oyunu" (art game) olma iddiasıyla yola çıkan veya başkaları tarafından bu şekilde tanımlanan, tür olarak belli kalıplara sokulamayan ilginç online oyunlardan seçtiklerimi içeriyor.

10. en anlamsız 10 türkçe şarkı sözü - madde bağımlısı
7. jest oldu / söz: mustafa sandal
“bakışlarınla sen herkesi görüyorsun”

11. tarihte dün bu vakitler vol. 11 & tarihte dün bu vakitler vol. 12 - flying dutchman
çin'de sanıldığı gibi 1,5 milyar insanın değil 1000 kişinin yaşadığı saptandı. konuyla ilgili göz altına alınan çin devlet başkanı ve ilave 98 meslek sahibi zheng li, "yıllar önce atalarımız, türklerden 'yaaa bunların hepsi birbirine benziyor, nasıl karıştırmıyorlar karılarını ehehehehe' lafını duyduğundan beri dünyayı böyle kandırıyoruz, başka türlü 'çin fena geliyor yalnız' övgülerini alamazdık" diye konuştu. (beijing, 2052)

12. top 10 sevmekten utandıran şarkı - flying dutchman
"müziğin kalitesi benim için önemli hocam, enstrüman kalitesi, sözlerin anlamı. toplumu yönlendirmeli müzik. john lennon bir devrimcidir, rock müzik dinlerken insanın içindeki isyan yükselir, mtv kuşağı öldürdü bunları". bunları söyleyen bir 80 kuşağının önüne mory kante'den yeke yeke'yi koyun. o yerli dilindeki şarkıyı ezbere söylemezse ne olayım.

13. 3 numaralı kamera açık mı? - hepimiz aynı mahallenin çocuklarıyız
2 gün sık televizyon izledikten sonra anladım ki çoğu türkün en favori filminin the truman show olması hiç de şaşırtıcı değil.

14. yenilme geleneği - masada boş bardaklar
içerde 30 yaş üstü insanlar "salla ardına bakma ay ay ay" şarkıları ile "inna - hot" melodileri ile gobekler atarken arkadaş gelip "istediğini iç bu gece bizdensiniz" dedi.. allah bir daha bana aynı piskolojiyi yaşatmasın..

15. top 10 yolcu uçağı klişesi - flying dutchman
aynı blogdan konuyla alakalı bir video için bkz: sint maarten
9-gamsız: işte uçak yolculuklarında en fazla özendiğim adam. yerine oturur oturmaz hostesten yastık isteyen, uçak daha pistte kalkışa hazırlanırken kafayı vurup uyuyan, yolculuk boyunca uyanırsa tekrar dalabilen, uyanık kalırsa da isterse uçak yarım saat süren türbülansa girsin yemeğini yemeye devam eden, nabzı normalden 1 fazla bile atmayan, sakin adam.

16. naim dilmener'den 2009'un en iyi ve en kötü albümleri - ters ninja
4-iki arada, öykü&berk
5-patron, kenan doğulu
6-karizma, mustafa sandal

17. çift pasaportlu stadyum - flying dutchman
tribünü ve futbol sahası farklı ülkelerde olan stadyum gördük mü? görmeyenler için gösterelim.

18. top 10 pahalı tablo - flying dutchman
5-dora maar au chat (pablo picasso): resimde görülen şahıs omzunda kediyle sandalyede oturan dora maar'dır ki, picasso kendisinin çok resmini çizmiştir ve ressamın sevgilisi olarak bilinir. picasso'nun bu resmi bir kubist çalışmadır.

19. avrupa'nın ilk 5 antreman tesisi - pennearabiata
sporting lisbon, academia de alcochete
portekiz kulübünün antrenman tesisleri tek kelimeyle mükemmel. dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor. birçok avrupa takımı da sezon öncesi hazırlık kamplarını bu tesislerde yapmak için birbirleriyle yarışıyor. burası aynı zamanda portekiz milli takımın da kamp yaptığı yer.

20. futbol takımlarının önü ve arkası - futbolmanya
cska - central army sports club
cska sofia
cska moscow
cska kyiv