30 Nisan 2009 Perşembe

lost 100

1 yorum:
uzun zamandır güzel bölüm görmüyordum lost'ta. taaa geçen sezonun ortalarından beri kötü gidiyordu. sonunda süper bir bölüm yapmışlar. hem de 100. bölümmüş. desmond ve faraday'lı bölümler hep güzel oluyor zaten.
desmond bu bölümle birlikte diziden çıkmış diye söylentiler var. hakkında cinsel taciz suçlaması varmış. geçen sezonlarda mahkemelik oyuncuları kapı önüne koymuşlardı (ana lucia). inşallah çıkarmazlar diziden.
bir de artık bölümler bu güzellikte devam etsin...

27 Nisan 2009 Pazartesi

optimal solution

Hiç yorum yok:

25 Nisan 2009 Cumartesi

haftanın en güzel yazıları 7

6 yorum:
bu hafta 6da kaldık...

6. lutz pfannenstiel - ceza sahası
6 kıtada futbol oynayan tek oyuncu

5. veletler mangası - flying dutchman
çocuklarla izlenebilecek filmler

4. tecavüzcü coşkun'a dair - masada boş bardaklar
tecavüzcü coşkun'un diğer kötülerden daha kötü olmasının sebebi


3. erik kadar aşıksızım, dutlar gibi şanssızım - pucca günlük

erik, çocukluk aşkı, çete...


2. bir başka şehir bulunur elbet... - so fuckin' selfish

başlığıyla tezat bir şiir ve yazı


1. top 10 efsane çocuk oyunu - flying dutchman

yine bir top10 listesi ilk sırada. konu çocuk oyunları. ben en çok saklambaçı severdim.

23 Nisan 2009 Perşembe

demi moore

15 yorum:
en son sorduğum kim bu sorumuzun cevabıydı. 62 doğumlu, 3 çocuk annesi. 90larda birçok filmde oynadı. sansasyonların kadını oldu. 91'de hamileyken tamamen çıplak bir kapak pozu verdi. 96 yılında striptease filmiyle yine olay oldu. bruce willis'i aldattı. sonra ünlü olmadan önce çektirdiği erotik fotoğrafları ortaya çıktı. kendinden küçük ashton kutcher'la evlendi. yaz yaz bitmiyo... bunlara rağmen çok iyi bir filmde oynamışlığı; elle tutulur bir işi yok...

neşe doluyor insan

7 yorum:

20 Nisan 2009 Pazartesi

kim bu

9 yorum:

10000

2 yorum:
10.000 ziyaretçi sayısına ulaştı blog. sağolun ziyaretçiler, okuyanlar, takip edenler, en çok da yorum bırakanlar...
not: sayaç tam 10000 iken yakalamaya çalıştım ama olmadı :)

18 Nisan 2009 Cumartesi

haftanın en güzel yazıları 6

3 yorum:
bir gün gecikmeli de olsa, işte bu haftanın en güzel postları listem:

10. chicken dinner - flying dutchman
ingiltere tribünlerde pankart çok önemliymiş :)

9. luis angel landin - tardini büfe
ibrahimoviçvari süper bir gol videosu

8. kazanmak - keyif arası
özlü söz olayında devrim. çok güldüm :)

7. "devşirilen" guadeloupe futbolu - flying dutchman
guadeloupe çoğu kişinin adını bile duymadığı bir ülke ama fransa milli takımına verdiği futbolcular ilk 11'i ağzımı açık bıraktı. keşke hepsi kendi milleti adına oynasaymış da, dünya kupası falan şansı olsaymış, renk katarlardı valla.

6. ismini kral yap, kral ol - siminya
siminya bi ara çok popüler olan forumlarda co-adminmiş. ya ya

5. i am not man, i am cantona - flying dutchman
hagi vs alex karşılaştırmasında tamamen katıldığım bir parça içeren cantona'yla ilgili "looking for eric" filminin tanıtımı

4. senin annen bir melekti yavrum - pucca günlük
12-18 yaş grubuna dahil kızlar (ki en sevmediğim insan grubudur) hakkında tespitler içeren bir yazı

3. tunca arslan'dan tüm zamanların en kötü 10 türk filmi - ters ninja
konunun ehlinden çıkan bir liste

2. cinnet geçirmez yelek - edebi metinler
her ne kadar burçlara inanmasam da böyle yazıları okudukça bir güç var diyorum :) başak burcu olarak bu yazıdaki şeylerin çoğunu ben de yaşıyorum maalesef

1. top 10 dayaklık beyaz perde karakteri - flying dutchman
konu çok güzel, seçimler çk güzel :)

14 Nisan 2009 Salı

ayna

Hiç yorum yok:
bugün barbaros bulvarında karşıya geçiyordum. malum cadde uzun ve arada ışık yok. var da, ya çok aşağıda, ya çok yukarıda. ortadan geçmek isteyen mecbur trafiğe dalcak. neyse ben de daldım. yarısını geçtim, ortadaki çiçekli çimenli bölgede yürüyordum, durağın hizasına geliyim de öyle geçeyim diye. trafik de sıkışık olduğundan (ne zaman değil ki) arabalara paralel, aynı hızda ilerliyordum.

yanımdaki arabanın camını açtı. şoför kadındı. "gideceğin yere bırakayım" dedi. yok demedi tabii ki. öfff. "bir şey istersem yapar mısın" dedi. bunu hakkaten dedi. dumur oldum doğal olarak. bi yandan ne isteyebilir ki diye düşünüp de bulamazken bir yandan evet dedim. "ayna mı açar mısın" dedi. sağ tarafdaki aynayı kasdediyordu. "ben açamıyorum da" diye de ekledi. tamam dedim.

o sırada yavaş yavaş ilerliyodu araba. atladım arkasından yola. arkasından dolanıp sağ tarafına geçecektim, aynayı açıp karşıya varcaktım. ama tam arkasındayken trafik açıldı, kadın bastı gaza, ben de arabanın peşinden gittim biraz, neyse ki az sonra yine tıkandı. açtım aynayı, gittim durağıma. böyle garip bir konuda yardım ettiğim için de çok mutlu oldum. asıl anlatacağım şey neydi onu da unutttum yazarken. yazıyı biteremedim ahahaha. neyse ilginç olaydı bence işte.

12 Nisan 2009 Pazar

the saturdays - beggin' (live cover)

2 yorum:
bu şarkı geçen seneden beri baya popüler. önce orjinaliyle tanıştım ben ve baya sevdim. sonra madcon iyice popüler yaptı. o versiyonu da fena değildi. geçenlerde adidas reklamlarında da kullanıldı. şimdi de bu kızlar coverlamış. her türlü güzel bu parça ama en sevdiğim bu hali oldu.

10 Nisan 2009 Cuma

haftanın en güzel yazıları 5

6 yorum:
bu hafta geçen haftaya göre çok çok güzel yazılar vardı. seçmek de sıramalak da kolay olmadı. flying dutchman listenin yarısını gaspetti.

listeye geçmeden önce dikkat çekenler:
bobiler.örg'den obama in törki isimli cuk oturan monte
sineofrenik'in yayınladığı kısa kısa sinema haberleri

veee listee:

10. top 10 gs-fb derbisi klişesi - flying dutchman

9. aşırı sağcı küba gotik partisi -flying dutchman

8. kapanmayan ergenlik yaraları - pucca günlük

7. kapımıza tüküreni severim - siminya

6. aile ödevi 1&2 - hastalardan öğrendiklerim

5. yiğitler çıktı toprağa - flying dutchman

4. tarihte dün bu vakitler vol.7 - flying dutchman


3. genius işi 10 film - flying dutchman




neden ben, karatren

2 yorum:
kırk yılda bi kalkmışım, lütfedip okula gitmişim. tam sınıfın kapısının önüne geldiğimde kapı açıldı. hah dedim tenefüse denk geldim iyi oldu. şimdi geç kaldığım için tüm gözler bana çevrilmeyecek. ama bi terslik olduğunu farkettim. çıkan öğrenciler üstünde montları, elinde defterleriyle çıkıyo. çıkan birine sordum yoksa, yoksa ders bitti mi... evet kırk yılda bi okula gidiyorum onda da ders bitmiş oluyo. sinirlendim hafiften tabi, içeri göz attım tanıdık birileri var mı diye. yoktu. yoklama kağıdını gördüm. normalde dersin son bölümlerine girdiğimde bile imza atarken rahatsız olan ben, pişkin pişkin girdim sınıfa yoklama kağıdını aldım imzamı attım; hatta gelmeyen bi arkadaş için de attım :)

şimdi eve gidince "noldu gider gitmez geldin, gitmedin mi" demesinler diye, dersi bu saatlerde biten bi arkadaşa mesaj attım. onun da dersinin uzun süreceği tutmuş. kalakaldım ortalarda. eve döneyim bari dedim. aktarmayla geldiğim için ilk bindiğim otobüste akbilimde aktarma yapacak kadar bile para kalmadığını görünce 4. leventte inip akbil doldurtayım diye düşündüm. durağın taaa dibine taşınan akbil kutusuna gittim. veee kapalı. söylene söylene tam ters istikametteki metro girişine gittim. akbil dolduran makinalar varya metro duraklarında ordan doldurayım diye. hiç de sevmem o yaratıkları. bütün otomatlara karşıyım zaten. (bkz: makina mühendisi adayı olarak makinalara karşı olmak :)

neyse efendim. gittim makinanın başına akbili basınca cırtlak bi kadın sesi en az 300 desibelle "sadece kağıt para yerleştiriniz" diye bağırınca hem irkildim hem de bütün etraftakilere rezil oldum. bitti mi, tabii ki hayır. 20sn'den geriye saymaya başladı makina. paramı kendi kendine çıkarıp geri alıyo 5sn'de bir de "sadece kağıt para yerleştiriniz" diye bağırıyo. bu bozuk heralde deyip yandaki makinaya gittim tıpatıp aynı şey oldu. bütün 4. levent metro durağı ahalisi ve arkamdaki karatren cafe çalışanlarına iyice rezil olduğumu farkettim. cool davranmaya çalışsam da; makinaya ısrarla metal para atmaya mı çalışıyo acaba bu salak diye düşünmüşlerdir kesin. makinalarla inatlaştım ne olursa olsun yüklemediydim parayı.

sonra asıl sorun makinalarda değil parada heralde deyip nasıl akıl ettiysem jetoncu amcaya gidip al şu parayı bana ordan gıcır bi tane ver bakim dedim. verdi. vercek tabii :) tekrar makinaların başına gidiyordum ki, bi tanesinin başında bir kadın belirmiş. hani rasim öztekin'in oynadığı eti reklamı vardı ya. adam geliyo parayı veriyo alıyo gidiyo 3sn'de. hiç abartmıyorum aynen o şekilde 3sn'de parayı yükledi gitti kadın. makina arkasından akbilinize başarıyla kontör yüklendi diye bağırdı. sanki ona değil bana bağırıyordu. salak, bak sen 2 saattir yapamadın öyle yapılmaz böyle yapılır diye. artık üstümdeki stres 8 kat artmıştı. yine yüklemezsem karatren cafe çalışanları üstüme kek, pasta, poğaça atmaya başlaması an meselesiydi...

o an gelmişti. akbilimi dokundurdum ve beni izleyen, başaramayınca gelip dalga geçecek milyonlarca kişiyi artık hissetmiyordum bile. sadece makina ile ben vardık. "sadece kağıt para yerleştirin" diye yırtındı yine. olabildiğince düzgün şekilde yerleştirdim parayı. aldı parayı ve bu sefer çıkartmadı. evet ben kazandım. başarıyla yükledim dedi. fiş ister misin diye sordu. istemez miydim. aldım tabii ki fişimi. karatren çalışanlarına "nassı koydum ama" bakışı ataraktan elimdeki fişi gözlerine sokarcasına sallayarak cool bi şekilde cebime koydum. tezahürata gerek yok yürüşüyle önlerinden uzaklaştım. metroda cafe açmışsın adını karatren koyuyosun. manyak mısın arkadaşım. fişi de durağa gidince yırttım attım, yırtmadan atmam.

9 Nisan 2009 Perşembe

can sıkıntısı

6 yorum:
ben çizdim. paintle değil altta gözüktüğü gibi msn'in el yazısı şeysiylen çizdim. bi de farem bozulduğu için mausepad ile. can sıkıntısı işte...

7 Nisan 2009 Salı

obama is good

4 yorum:
bugün sınavım vardı. ha çalıştım ha çalışıcam diyerekten, yine hiç çalışmadan sınava gitmenin eşiğindeydim ki, ntv'de obama'nın geçeceği yerlere çıkmayın haberini gördüm. ordaki haritaya göre bizim okula gidiş yolları da kapatılmış. ben sınava nası gidicem o zaman diye düşünüp, okulun sitesine girdim ve ne göreyim bugünki tüm sınavlar iptal olmuş.

ispanya'ya yenildiğimiz günden beri hayata küsmüşken bu haberle evde tek kişilik halaya kalktım. öss'ye hazırlandığım zamanlarda da sınav yaklaştıkça, sorular çalınsa sınav ertelense, tekrar sınav olana kadar köpekler gibi çalışırım deyip o umutla yaşamış biri olarak bi sınavın iptal olmasına nasıl sevinebileceğimi düşünün artık. bi dahaki sınava çalışcam lan :)

yaşıtlarım mezun olurken hala bi sınavın iptal olmasına böyle sevinmek beni içten içe üzmüyo da değil...

kimin küçüklüğü

2 yorum:

3 Nisan 2009 Cuma

haftanın en güzel yazıları 4

2 yorum:
bu hafta güzel postlarda bi azalma var. artık havaların güzelliğinden midir; üniversite gençliğinin sınavlarının kapıya dayanmasından mıdır bilemedim. yine de 10 güzel post çıktı tabii ki.

yine listeye geçmeden önce vereceğim bağlantılar var. ilkinde javier bardemin karizmasını kimden aldığını öğreniyoruz. ikincisi de bekçi adında bir fıkra...

ve liste:

10. sonunda yakayı ele verdim - siminya
siminya'nın kim olduğu ortaya mı çıktı???

9. timur imparatorluğu'nda paranın yükselişi - flying dutchman
özbek futbolunda son yıllardaki gelişmeler


8. süper pozisyon ilkesi ; 4-4-2 - flying dutchman
futboldaki taktik dizilişlerin oluşmasında kimyanın rolü


7. jose'nin zor anları - telif hakkı
italyanlar morinho'yu ateşe atmış


6. stuart astill: bir taraftarlık öyküsü - lambuja
(bkz: aralıksız 1500 maça gitmek)


5. top 10 iğrenç türk clubber klişesi - flying dutchman
süper tespitler


4. legen....wait for it...dary.... - flying dutchman
90'lar ve 2000'lerin en iyi sitcomu anketinin sonuçları


3. kamçılanan celebrity duygularım - pucca günlük
pucca ünlü oluyor, heyecandan ölüyor


2. joga bonito - ters kademe
inanılmaz bi olay. çıplak bir kadın taraftar sahaya giriyor üstüne bir de gol atıyor.


1. kutsanmış makine - ters meditasyon
3 tane mükemmel animasyon. izlemeden geçmeyin.