24 Mayıs 2009 Pazar

haftanın en güzel yazıları 11

2 yorum:
bu hafta fazlasıyla yoğun olduğum için haftanın en güzel yazıları listem gecikti. ama merak etmeyin bu sefer 10 değil 12 yazı var :) kendimi affetirir belki bu. üstüne bir de 3'er güzel fotoğraf ve ve video var...

fotoğraflar:
bağırmayan taraftar....... - ceza yayı
böyle traftarlara can kurban :p
ibrahimoviç-tuğba-vieira - aceto balsamico
ilgiç ötesi bir fotoğraf
made in china - aceto balsamico
çince del piero

videolar:
cannes young creatives youtube viralimiz. - antifit
küresel ısınma, komik, mesaj
en keyifli kaçırış... - keyif arası
en komik kaçan goller hem de 30 tane
anlamli (commench yapti) - bobiler.örg
atatürk'ü sevmiyorum diyen kızla dalga geçilmiş. süper.

yazılar:

12. en geyik türk blogları | Top 4 - blogmania editörü
4 az olsa da geyik bloglar listesi :)

11. madde bağımlısı-5 - nevresim takımı
güzel tespitler (özellikle mecidiyeköy)

10. kirk broadfoot ve acaip sakatlıklar - chao grey
hem acaip hem komik futbolcu sakatlıkları

9. sinema tarihinin en maço 10 karakteri a.k.a. sert adamlar dans etmezler - ters ninja
adı üstünde

8. du bakali n'olecak - flying dutchman
sezonluk kombine bilet fiyatları ve bir aziz nesin hikayesi

7. bir başka taraftar çılgınlığı: exeter city fc - flying dutchman
klübü satın alıp başarıya ulaştıran traftarlar

6. lizbon - flying dutchman
lizbon'u anlatan bi gezi yazısı

5. lyrebird - flying dutchman
ben böyle hayvan görmedim. her sesi taklit edebilen bir kuş

4. kovulanlar mangası - flying dutchman
türkiye'den kovulup da başarılı olan teknik direktörler


3. ben luis figo - aceto balsamico
aceto figo'nun ağzından kariyerini anlatmış. çok keyifli bir yazı


2. ben! - yaklaş biraz
karalamaca kendi ağzından hayatını anlatmış. bu kadar güzel anlatılabilirdi.


1. istanbul'un ölmeden önce görülmesi gereken 10 metaforu - flying dutchman
muhteşem bir liste. ben seçsem synen bunları seçerdim. 9'unu gördüm bunlardan. tek eksik hakan sineması. onun yerine emek ve rexx gibi efsaneleri gördük :)

18 Mayıs 2009 Pazartesi

san marino s05

2 yorum:
grupların ilk maçlarına güzel başlamak hakkaten gelenek oldu. artık rakip de farketmiyor. bu sefer kurban isveçti. isveçin tehlikeli ataklarıyla dolu maçta benim de 3-4 net pozisyonum oldu. değerlendirmesini de bilince sonuç 1-1 oldu. sezonun ilk yarısında bu maçtan başka bi norveç ve bi estonya maçımız vardı. norveç'e zevksiz bi maçta 2-0 yenildik. estonya'yla maçımız deplasmandaydı. ezeli rakibimiz oldular artık. maçın ilk dakkalarında 2 gol bulmalarıyla çok şanssız bir maç oldu. 3-2 yenildik. ama intikam soğuk yenen bir yemekti :)

ligi geçen sezon 9. bitirdik. bu sefer 2-3 takviyeyle rahat play-off oynayacağımı düşünüyordüm. ama play-off'a kalsam bu sefer gerçekten şansım sıfırdı. rakipler livorno, empoli, chievo, reggina, parma, lecce gibi takımlar olabilirdi... lige beklediğim gibi başladım. 3. - 4. sıralardaydık.

burda bi parantez açmam gerek. bu alt liglerde şöyle bi sorun var. oyuncular 2 yıldan fazla süreli kontratları reddediyorlar genelde. bi oyuncuyu alıyorum ilk sene iyi oynayıp az biraz gelişirse sezon sonu yeni kontrat verince kabul etmiyor. bi sonraki sezon da parasız ayrılıyorlar. tahmin edeceğiniz gibi genelde de en iyi oyuncular oluyo bunlar. zaten mutsuz da oluyor, daha büyük klübe gitmek istiyoz diye tutturuyolar. neyse işte ben de sinirlendim bu adamlara. nasılsa sezon sonu beleş gitceksiniz, şimdiden satayım da devre arası gidin klüp de para kazansın, kimsiniz lan siz diye düşündüm. en iyi 6 adamımın 4'ünü böyle sattım.

buraya kadar her şey normal. ama bundan sonra artık oyuncular satıldı diye rahatladı mı bilmiyorum, sıkı durun, tam 14 maç yenilmedim ve 2.lik koltuğuna oturdum. yenilmedikçe ulan bu adamlar gidince napcam ben, bozulcak güzelim takım, güle güle serie a diye söylenmeye başladım ben. ve devre arası geldi çattı. sonraki 12 maçta 7 berabirlik 2 yenilgi aldık... böyle olmasın diye devre arısında sattığım adamlardan gelen paralarla bulabildiğim iyi adamları topladım ama o eski havayı yakalamadık işte. elimin tersiyle itmiş oldum serie a'yı. zar zor 6. olduk.

milli takıma dönelim. sezonun ikinci yarısı heyecanla beklediğim arnavutluk maçı vardı deplasmanda. beklediğime değdi. resimde görceğiniz gibi çok heyecanlı maçı hakederek kazandık. sonrasında deplasmanda ingiltere maçı vardı. bi önceki ingiltere deplasmanında 9 yemiştik. bu sefer son 40 dakkasını 10 kişi geçirmemize rağmen goller 4'te kaldı. gelişme var. norveç bu sefer de kendi evinde 2-0 yendi. norveç ters geldi anlayacağınız :) 6. sezonun başında yaptığım estonya, isveç, ingiltere ve arnavutluk maçlarıyla (ama ne maçlar) grupları tamamladım. o maçlar da bi dahaki postun konusu...

paly-off'da livorno geldi. o maçlara ümitsiz çıktım. nası anlatsam bilemiyorum. ilk maç evimde, 1-0 önde götürürken son dakika 1-1 oldu. deplasmanda ise 25. dakka 10 kişi kalmamıza rağmen hep biz saldırdık 1-1 bitti yine. bu tip eşitliklerde ligi üstte bitiren tur atladığı için elendim. sonra livorno lecce'ye de deplasmanda 4 atıp serie a'ya yükseldi. satmasaydım o adamları ben yükselcektim. onlardan gelen paradan daha çoğu gelcekti belki serie a'da tv geliri falan olarak...

transfer sezonunda bolca adam aldım. gelişmeyen san marinoluları sattım. çoğunu da seire b klüpleri aldı. yani hala iyi bir ligde iyi klüplerde olucaklar. çok genç olup kiralık verdiklerimi saymazsak 7-8 san marinolu kaldı. ve yine bu sezonda yeni çıkan san marinolular çok dandikti. 3 sezondur adam gibi adam çıkmadı. yabancı olarak hep gelecek vaadeden genç alırdım. bu sefer gençlerin yanına arsenal'in arshavin'i misali 2-3 tecrebeli isim ekledim. seneye iddialıyız. belki bu sezon yükselseydim hemen düşecektim ama şimdi daha sağlam giderim...

önceki sezonları okumak için buraya tıklayın

17 Mayıs 2009 Pazar

dizi günlüğü

2 yorum:
bir eurovision'u daha geride bıraktık :) ben demiştim desem mi?? beklediğim gibi farkla kazandı norveç'li. demek ki güzel şarkıyla kazanılıyomuş. öyle bacak göstericez, etnik olucaz diye kasmaya gerek yokmuş.

prison break yapımcıları bu sözüm size. keşke bu diziyi hiç yapmasaydınız da böyle bi efsanenin böyle bittiğini görmeseydik. -ilerisi spoiler- final bölümleri gereksiz uzun olmuştu. çok da iyi değildi. paul geldi her şeyi çözdü, oldu canım. hadi neyse de o son neydi öyle. olum manyak mısınız siz lan. niye öldürdünüz adamı. bu kadar gereksiz bi şey görmedim ben. bak sinirlendim. hadi 1. sezonda bitirmediniz bari 2. sezonda bitirseydiniz. olaylar az çok bağlanmıştı, paraları da olmuştu. -spoiler biter- yine de t-bag, abruzzi, mahone ve sucre gibi müthiş karekterleri süper oyunculuklarla izledik...
lost'ta sezon finali yaptı. -burası komple spoiler- bölüm genel olarak güzeldi, heycanlıydı ama final çok kötüydü, türk dizileri gibi bombayı patlat bitir. olmadı cık cık cık. ayrıca bütün olayları kız meselesine indirgediler yuh artık. zaten sıkıldım habire jack - kate - juilet - saywer dörtlüsünün aşk ikilemlerinden... bi claire vardı noldu ona.

izlediğin en mükemmel dizi battlestar galactica'nın spinoff'u caprica'nın da pilot bölümünü izledim. nasıl olursa olsun bsg'nin yerini tutmaz diyordum ama fena değil açıkcası. yine de tutmaz da beklediğim gibi kötü değil. işte öyle bir şey, hala net bi fikrim yok. 2010'da başlayacakmış. merakla bekliyorum.

chuck'ın harika 2. sezon finalinin ardından 2 hafta geçti. hala bi açıklama yok devam edip etmeyeceği hakkında. nbc be clever or i will take your mind. zaten abc pushing daisies gibi inanılmaz bi diziyi yayından kaldırdı. bütün kanallar ayağını denk alsın...

heroes hakkında hiçbir şey demiyorum. onu düşününce prison break yapımcılarına olan sinirim kayboldu. adını kırmızıya bile boyamıyorum lan.

bi eurovision bi maç gibi canlı yayınlar olmadıkça televizyon izlemiyorum normalde ama geçen canım ailem'i gördüm yine 15-20dk izledim. sanırım şuan yayınlanan en iyi türk dizisi. onu da bi ara baştan izlemeye başlayacağım.

hadi bakalım...

15 Mayıs 2009 Cuma

haftanın en güzel yazıları 10

1 yorum:
geçen haftaki bereket yoktu bu hafta. yine de iyi yazılar var. biraz futbol ağırlıklı oldu liste:

8. türkiye'nin logoları - meyve-sebzeciler - flying dutchman
klüp logolarındaki simgeler

7. yanılmışım! - extensor
semih şentürk analizi

6. futbolun filozofları - çoban salata
futbol aforizmaları

5. gelmiş geçmiş en korkunç 10 film - ters ninja
korku filmleri top 10u

4. çekme kaset: yol şarkıları - flying dutchman
yol şarkıları kaseti


3. eurovision mangası - flying dutchman
gelmiş geçmiş en güzel 10 eurovision şarkısı


2. top 10 yolunu kaybetmiş lejyoner - flying dutchman
türkiye'ye sessiz sedasız gelip gitmiş en kariyerli futbolcular


1. karisik pizza.! - borges
mehmet demirkol ekseninde spor medyası ve galatasaray analizi

14 Mayıs 2009 Perşembe

san marino s04

2 yorum:
bu sezon pek önemli bir şey olmadı. sezonun başlarında oynadığım milli maçları 3. sezon içerisinde yazdım zaten. klüp takımıyla da serie b'ye yeni yükselmiştim. çok para verdikleri için 2-3 yabancı futbolcu daha aldım. yabancılar san marinolulardan çok daha kaliteliyse alıyorum.
medya tahmini 22.likti yani sonunculuk. çok kötü başladım lige. ama sonra toparladım. play-off potasına bile girdim ama toplam 4-5 hafta ilk6 içinde kalabildim. zaten ilk6'da bitirsem bile işim zor, rakipler çok güçlü.
sonuçta beklediğimden iyi bir yerde bitirdik ligi. 9. olduk. serie c1e çıktığım ilk sezon 13. olduğum düşünülürse hiç fena değil. çünkü hala o kadro bu takımın temelini oluşturuyor. son sene iyi san marinolu da çıkmadı zaten :)5. sezon yeni eleme grubu yeni heyacan var. rakipleri tekrar hatırlatayım:
ingiltere, isveç, norveç, estonya ve arnavutluk...

10 Mayıs 2009 Pazar

san marino s03

5 yorum:
  • grupların ilk maçlarına güzel başlama geleneğini sürdürdüm. hem de nasıl...

  • bu resmin öncesine sezon başına gidelim. 2. sezonumda milli takım orta sahasını yeni çıkan oyuncularla yenilemiştim. bu sezonun başında da milli takım düzeyinde bir sağ bek, bir sol bek, bir stoper çıkması tam eksiklerimi kapattı. diğer mevkilerde çıkan oyuncular dandikti. 21 yaşın altında tek tük futbolcu kalmıştı artık hem milli takımda hem klüpte...

  • lige fena başlamadım. ilk haftalar hemen üst sıralara yerleştim. ama önem verdiğim kupalardan yine hemen elendim. daha ligin ilk haftalarıyken milli maçlar da başladı. ilk maç üstte gördüğünüz gibi tarihi bir maç oldu. letonya'ya 5 attık. şu pozisyon geçsinde defansa çekileyim dediğim her pozisyon gol oldu. :) 2 yıldır galibiyet yüzü görmeyen bir millete de ilk galibiyet için böylesi yakışırdı. sonraki maç estonya ile yine evimdeydi. hep ben bastırdım. 70. dakika 1-0 öndeyken penaltı kaçırdım. sonuç 1-1. maalesef 2. galibiyeti elimizin tersiyle ittim.

  • sonrası da bundan farklı değildi. gerçekten çok şanssızdım. ya da gücümüz bu kadardı. her maç 70lere kadar gol yemeden veya 1-1 getirip sonra tek farklı mağlubiyetle ayrıldık. rakip ermenistan da olsa slovenya da olsa isveç de olsa. ingiltereyi ayrı tutuyorum. +51 averaj yapmış takım nihayetinde :)

  • hele şu son isviçre maçı yine 70e kadar 0-0. maç dengede. canlı puan durumuna baktım 6.yım bi gol daha atsam ermenistan'ı da geçiyorum. iyice atak oynayın dedim. sonuç hüsran. 5.liğe oynarken yine sonuncuyuz. ama bu sefer çok yaklaşmıştım.

  • dünya kupası eleme grupları belli oldu. bu sefer işim daha zor. grup 6 takımlı olduğu için dandik takım az. takımlar pek değişmedi :) yine ingiltere, isveç ve estonya var. bunlara norveç ve arnavutluk eklendi. keşke ingiltere yerine başkası gelseydi :) ama estonya iyi oldu. bu sefer yeneceğim.

  • klüp takımına ve lige dönelim. klüpte san marinolu olmayan sadece 3 oyuncum var. biri stoper, ikisi forvet. kaliteleri normal kadronun baya üstünde. san marinolu forvetim var bi tane başta milli takımı reddetmişti ama artık geliyor. onu da her maç yedekten alıyorum. ligde bu forvetler sırtladı beni ve şampiyonluk yarışı son maçlara kadar 3 takım arasında geçti. ben, rimini ve taranto.

  • rimini çok kaliteli takım. uzun zaman 1 ve 2. sırayı onla değişip durduk. biz çekişirken taranto bize yetişti ve sondan önceki maç 65er puandaydık, rimini en güçlü takım olmasına rağmen geride kalmıştı. eğer şampiyon olamazsam büyük ihtimal play-off'da beni 2 maçta da yenen rimini yine eleyecekti beni. 17. takımdan fark yiyerek yenildim ve taranto şampiyon oldu.

  • play-offlar da ilk turda rimininin sorrento'ya elenmesiyle, serie b yolundaki rakibim hiç yenilmediğim sorrento oldu. rahat geçtim ve serie b'ye çıktım. bu başarıyla birlikte bu sefer klübe gerçekten para yağdı. başta tv gelirlerinden 1.2m geldi, gerçekten çok büyük para bu klüp için. 2 ayrı sporsonluk anlaşmasından da yarım milyon daha kazandık. maaş bütçesini 2m yaptılar.

  • yeni sezona girerken, yeni çıkacak san marinoluları heyacanla bekledim; her sene 3-4 adam milli takıma yükseldi bu gelenlerden diye. ama o kalitede tek bir adam bile çıkmadı. ben de klübe 3 yabancı takviyesi yaptım. şuan 4. sezonumun ortalarındayım. gelişmelerle karşınızda olamaya devam edeceğim :)

9 Mayıs 2009 Cumartesi

haftanın en güzel yazıları 9

4 yorum:
bu hafta blogları pek okuyamamıştım. bisürü yazı birikmişti. dün hepsini okudum. bu hafta oldukça bereketli geçmiş. şampiyonlar ligi maçları sayesinde futbol bloglarında baya yazı yazılmış doğal olarak. ben bi hafta okumadım ya olay olmasa şaşardım zaten.

flying dutchman'de ilgiyle takip ettiğim joe yalanmış meğer. herkesi kandırmış
bkz: joe jonese atesdağlı'nın yalan dünyası

siminya da yalan olmakla suçlandığından onunla ilgili bir yazı yazmış
bkz: hayal ürünü bir yazar, kendini nasıl bitirir?

nickfallin'den mutlu bi haber var. tebrik ediyorum
bkz: gökten üç elma düşmüş, biri yerden sekmiş...

ilginç bir chelsea barcelona maçı izledik. herkes (içimizdeki katalanlar) aynı şeyleri yazmışken en doğru düzgün yazı flying dutchman'dan geldi.
bkz: hakedeni olmayan bir maç


listeye geçelim artık. bu hafta yazılar birbirinden güzel. sıralamak zor oldu gerçekten:

10. halil ibrahim - serbest nesirler
halil ibrahim bereketi deyişinin hikayesi

9. anneler günü mangası - flying dutchman
annelerle izlenecek filmler. annem the green mile hayranıdır. o da benim eklentim olsun

8. bu gerdek gerçekleşemez! - siminya

7. ferruccio lamborghini - bir ipte 2 canbaz...
lamborghini vs ferrari

6. en güzel 5 türk cover - ytrumnoua

5. bir kutu çikolata - 3 - lordlar kamarası
en acısından

4. top 10 öss klişesi - flying dutchman



3. hayat ve insan - çalımsız gol


2. amacımız deplasmandan puansız dönmek - flying dutchman
bu yazıda linki verilen barbados geçilmez yazısını da mutlaka okuyun.


1. büyüdüğümde.. - siminya

7 Mayıs 2009 Perşembe

eurovision 2009

2 yorum:
bu sene şarkılar geçen yıllara göre daha kaliteli. en azından dinlenebilir şarkı sayısı gayet fazla. türkiye de hadise ve düm tek tek ile büyük umutlarla giriyor yarışmaya ama biricilik çantada keklik diyenler büyük ihtimal diğer şarkıları dinlemedi.


ilk dikkat çeken ülkeler
şarkılarının güzelliğiyle norveç, almanya, fransa
ünlü veya önceden başarı kazanmış şarkıcılarla yunanistan, azerbaycan, malta
diğer dikkat çekenler de andorra, türkiye, izlanda ve bosna

normalde şu 5 tanesinden biri kazanır diye liste yapardım ama norveç öyle bir şarkıyla katılmış ki sanırım çok büyük farkla kazanacak yarışmayı. hiçbir listeye gerek yok. hem en beğendiğim şarkı hem kazanacağını düşündüğüm şarkı. işte o şarkı:

Alexander Rybak - Fairytale

5 Mayıs 2009 Salı

san marino s02

Hiç yorum yok:
  • 2. sezonum biraz kötü geçti. sezona başlarken klübün maddi sorunları ortadan kalktı. hem lig yükseldiğim, için hem oyuncu sattığım, hem de sponsor akını olduğu için paralar geldi. yeni çıkan san marinoluları bi güzel araştırıp milli takım düzeyindekileri kadroya kattım. satabildiğim tüm italyanları sattım ve kalanları kovdum.

  • ligde medya tahmini 14.lüktü. galibiyetle başladım ama sonra 5 beraberlikle devam ettim. sonrası pek de içaçıcı değil. zaten ligde çok da beklentim yoktu. 13. bitirdik...


  • geçen sezon katılmadığım italya kupasına bu sezon katıldım. lig de zaten bişey yapamam diye kupalardan umutluydum. en azından bi milanla interle juventusla eşleşirdim. klübün adı duyulurdu. serie a takımları 3. turdan katılıyomuş. ilk turu geçtim ama ikinci turda onca alt lig takımı dururken serie b takımı pisa geldi. 90 dakkası 1-1 biten maçta uzatmalarda 3-1 yenilerek elendim. serie a takımıyla karşılaşma umutlarım yokoldu. artık tek iddialı olduğum kulvar geçen sene formatını bile anlamadığım serie c kupasıydı :)

  • bu sezon serie c kupasında o geçen sene katıldığım grupların sonraki aşamasından girdim. 2 tur geçtim. sonra 3 takımdan oluşan 4 grup vardı. 1.ler yarı finale çıkıyordu. orayı da zor da olsa geçtim. yarı finale kaldım. sene sonunda ligini 2. tamamlayan cesena'ya 1-0 ve 1-1lik skorlarla elenerek o sayfayı da kapattım.


  • bütün bunlar olurken asıl takımım olan milli takıma niye değinmedim. çünkü tam bi hayal kırıklığı oldu. slovenya maçları 3-1 ve 4-1 kazandı. çek cumhuriyeti 5 attı. en son slovakya'ya da 4-2 yenilerek sezonu kapattım. eleme grubunda 10 maçta 1 puan aldım.

  • ama son 4 maçın 3'ünde gol atmam sevindiriciydi. çünkü ilk 11de yeni çıkan genç oyunculardan 4 tanesini oynatmaya başlamıştım. 4'ü de orta saha ve kanat oyuncularıydı. gelecek var yani :) yalnız çok sinir olduğum bir nokta var. 1 tane forvet var. tüm san marinolulardan daha iyi, klüp takımımda golleri diziyor ama maalesef milli takımı reddediyor. italyadan teklif bekliyormuş beyefendi. (mesut özil sendromu). bakalım nolcak. onu bi oynatabilsem...
bu da euro 2012 eleme grubum:

4 Mayıs 2009 Pazartesi

san marino s01

4 yorum:
  • ilk işim klübe san marinoluları doldurmak oldu. 110k bütçem vardı. milli takıma çağırmayı düşündüğüm 26 kişinin 19unu transfer ettim takıma. oyuncuların çoğu bedavaya geldiği için para sıkıntısı olmadı. ama maaş bütçem 650k iken transferlerden sonra 1m oldu. ve bu da ilerde klüp ekonomisini kötü etkileyecekti.

  • ilk maçlar serie c kupası maçlarıydı. daha kupa formatını anlamadan gruplardan elendim. lig için bahisler beni 2. gösteriyordu. lige fena başlamadım. kısa sürede 2.liğe kuruldum. 1 hafta lider bile oldum.
  • eylülde milli takımla ilk maçıma çıktım. adını ilk kez duycağınız st lucia ile dostluk maçı ayarlamıştım. dandik takımlarla dostluk maçı yapıyorum ki hem olur da kazanırsak oyuncular morallensin hem de fifa sıralamasında yükselelim. ilk maçımı 2-1 kazandım. ama resmi bi maç olmadığı için önemli değildi.
  • 3 gün sonra dünya kupası elemeleri için evimde polanya maçı vardı. önemli olan bu maçtı klasik 4-4-2 taktiğiyle çıktım maça ve büyük sürpriz yaptım: 0-0 daha ilk maçtan ilk puanımı kaptım. evde zafer turu attım :)


  • ekim maçlarında slovakya ve kuzey irlanda'yla oynadım. polanya'dan berabirlik alan takım bunları da yener diye düşünmüyo değildim ama kazın ayağı öyle değildi. polonya beraberliğine çok sevindiğim için önce beraberliğe yatayım; sonlara doğru atak oynarım diye 4-1-4-1 çıktım slovakya maçına. beraberliğe yatalım derken ilk yarı 4 yedim. ikinci yarı 4-4-2ye döndüm. maç sonucu 5-2. biraz moralim bozuldu tabii. kuzey irlanda grubun en kötü takımı diye bari onlara da yenilmeyeyim diye yine 4-1-4-1 ve defansif çıktım maça. sonuç: 3-0 maalesef hatamı tekrarladım...
  • kasımda da çek cum. maçı vardı. polonya'ya 4-4-2 yenilmedim diye 4-4-2 çıktım. sonuç 2-0. çok iyi san marino için :)


  • yıl bittiğinde ligde 2.ydim. celano isimli takım farkı açmaya başlamıştı. milli takımla şubatta kuzey irlanda maçının rövanşı vardı. en kötü takım evime geliyodu. bu maçı da kazanamazsam bu euro 2012 elemelerine kadar maç kazanamayacaktım. 4-4-2 ve ofansif çıktım maça. 1. dakkada attılar. yine de değiştirmedim taktiği ve 28. dakkada golü buldum. maç dengedeydi ama ben iyice atak yaptım taktiği. bi türlü atamadım. 1-1 bitti diye üzülüyordum kiiii 93te yediğim golle yıkıldım.


  • nisanda deplasmanda polonya maçı vardı. defansif çıktım. yine atamazlar da 0-0 biter diye düşünüyodum. 20. dakka attılar o dakka maç benim için bitti. sonuç 2-0. haziranda yine deplasmanda slovakya maçı vardı yine defansif çıktım. akın akın gelip atamıyordı ki 20. dakka 10 kişi kaldım. yine de ilk yarı gol 0-0 tamamladık. ama sonuç 4-1. 11 kişi olsaydım 2. beraberlik gelebilirdi :)


  • klüp takımında ise 1. farkı açtı gitti. ben 2.likte rahattım son haftalar yaklaşınca bi ara celanoya yenilip 3.lüğe düştüm ama 2. bitirdim ligi. play-off'lara kaldım 2-5 vs 3-4 galibi serie c1'e yüselicekti. bu tip play-offlar bence oyunun en zevkli maçları. çıkamazsan bütün senenin emeği bitti gitti. yine aynı takımlarla boş yere oynayacan bi sene daha. o yüzden çok önemli ve heyecanlı oluyor benim açımdan. 4 maçın 4ü de çok heyecanlı oldu. ve kılpayı ben yükseldim c1'e. çok sevindim. başta dediğim gibi maaş bütçesinde açık yüzünden klübün yaklaşık 300k borcu var son durumda :) yeni sezona borçla giricez artık...


  • slovenya ile maç yapmadım ve aramızda 4 puan var. içerde dışarda yenersem sonuncu olmam... (bu gerçekçilikle çok kupa alırız)

3 Mayıs 2009 Pazar

football manager: san marino

6 yorum:
uzun zamandır oynadığım football manager'dan sıkıldım, yeni bir heyecan arıyordum. yine şeytana uydum ve san marino'yu aldım. 3 yıl önce de san marino'yu alıp 15 sezon oynamışlığım var. bu adamlara çok üzülüyorum vallahi. geçen yıl almanya'dan 13 gol yemişlerdi. geçen aylarda da polonya'ya 10-0 yenildiler. tarihlerinde de sadece 1 galibiyetleri var, o da liechtenstein'a karşı. fifa dünya sıralamasında 0 puanla sonuncu sıradalar... artık harekete geçme zamanı :)
ilk hedef resmi bir maçta beraberlik
ikinci hedef resmi bir maçta galibiyet
üçüncü hedef kupa elemelerinde sonuncu olmamak
dördüncü hedef dünya sıralamasında ilk 100
beşinci hedef bi kupaya katılmak (birazcık imkansız olsa da deneyeceğim artık)
milli takımın yanında bir de italya c2 liginde (4. kademe) san marino adlı bir klüp var. san marino'nun kendi ligi olmasına rağmen bu klüp italya'da san marino'yu temsil ediyor. altyapısından bol bol san marinolu futbolcu çıktığı için o klübü de aldım. ordaki hedefim de klübde mümkün olduğu kadar kalıp, san marino'lu oyuncuları oynatarak gelişmelerini sağlamak. zaten milli takım düzeyindeki çoğu san marinoluyu klübe transfer ettim. klübün başarıları o kadar da önemli değil.
aldığım takımları kısaca tanıtmış oldum. ilk sezonun dörtte üçü bitti. sezon bitince neler olduğunu sonraki postta yazacağım.

1 Mayıs 2009 Cuma

haftanın en güzel yazıları 8

Hiç yorum yok:
bu hafta listede 3 tane top 10 listesi var...

8. adnan x 2 part.II - flying dutchman
bir galatasaray analizi

7. akıl akıl gel ağlara takıl - neretva
aşk-ı memnu, hürriyet, büyük hata, güzel tespit

6. diyaloglar #4 - romanista bukowski
ispanya vs amerika

5. öcüböcüğü - haylaz fındık fareleri
öcüböcüğü nickinin hikayesi

4. crazy gang dönüş yolunda - flying dutchman
afc wimbledon geliyor...


3. top 10 türk düğünü klişesi - flying dutchman

düğün mevsimi de yaklaştı zaten


2. protesto mangası - flying dutchman

en iyi 10 politik eleştri filmi


1. blog top 10.! - borges

en iyi 10 futbol bloğu...